February 23, 2013

Bezsiz Bebek Bezleri - II

Geçen yazıda kumaş bezin avantajlarından bahsetmiştim, şimdi farklı kumaş bezleri tanıtmaya çalışacağım.

Tuvalet İletişimi / Bezsiz Bebek yöntemi için pratik kumaş bezler

 

EcaPants: İçi %100 pamuk, dışı PUL. PUL (polyurethane laminate), su geçirmeyen bir plastik, ama polyester gibi değil. Hem nefes alabiliyor hem de yumuşacık. Yüksek ısıda yıkanabiliyor ve kurutulabiliyor.

Bu tarz bir bezin avantajı, "bezsiz bebekleri" tuvalete götürmek için çok pratik olması. Belindeki kemer sayesinde sinyali aldığınız anda bezi tamamen çıkartmadan, cırt cırtlarından açarak tuvalete tutabilirsiniz. Bir de bu bezler normal kumaş bezler gibi hantal değil, kilot gibi de kullanması zor değil. Tek dezavantajı fiyatı. Pahalı olduğu için az sayıda alıp gece kullanmayı tercih edebilirsiniz. Çünkü gece en uzun süre bez taktıkları zaman. O yüzden nefes alabilen bir bez kullanmak daha iyi oluyor. Ayrıca gece tuvalete götürmek için de çok pratik. Bir de biraz daha büyüyüp kendi kendilerine tuvalete gidebildiklerinde de çıkarması kolay olduğu için bebeklere özgürlük veriyor. 


Havlu ya da prefold: Bu da sık tuvalete götürmek için kullanması çok pratik olan bir sistem. Bunu satın alacağınız prefold denilen kumaş bezlerle yapabileceğiniz gibi, kendiniz de evdeki havlulardan yapabilirsiniz. Bu sistem ayrıca bebeğin sinyallerini gözlemlemek için de çok elverişli. Çiş yaptığını kolayca anlayabiliyorsunuz ve etraf çok batmıyor. 

Ben günün farklı saatlerinde farklı bezler kullanıyorum. Bazen bebişin çiş sinyali verdiğini düşünüp ya da evrensel zamanlamaya göre tuvalete tuttuğumda yapmayabiliyor ve fakat çok kısa bir süre içerisinde yapacağına eminsem, o zaman bunu kullanıyorum. Ve kucağımda taşıyorum. Çünkü bebekler kucaktayken kesinlikle yapmıyorlar. Kucaktayken çiş ya da kakası geldiğinde sinyalleri çok net oluyor, kendilerini arkaya iterek sizin üzerinizi kirletmekten çekiniyorlar. O zaman bu havluyu ya da prefold bezi çıkarıp tuvalete tutmak çok pratik oluyor.  


Geleneksel kumaş bezler


Hepsi bir arada bezler
Bu bezler daha çok tuvalet iletişimi yöntemini kullanmayanlar için dizayn edilmiş. O yüzden ecapants'lere göre biraz daha hantal (bkz. yandaki resim: ecapants - bumgenius karşılaştırması). Eğer tuvalet iletişimi yöntemini kullanmıyorsanız bu bezlerin ara kısmı daha geniş olduğu için daha çok çiş tutabiliyor, o açıdan ecapants'e göre daha avantajlı. Bir de ekstra çıt çıtlar sayesinde doğumdan itibaren tuvalet bağımsızlığı kazanana kadar (3-15 kg arası) kullanılabiliyor, bu açıdan da daha ekonomik. Hepsi-bir-arada bezleri yıkaması da daha rahat olabiliyor. 

Ben BumGenius marka almıştım bir tane, çok memnun kaldım. %100 polyester ama bacakları saran kısmı yumuşacık.  


En ekonomik seçenek olarak naylon bez + pamuklu ped: Sanırım bu en geleneksel ve en ekonomik olanı. 5-6 tane naylon dış almak yeterli olur çünkü içerisine yerleştirilen pamuklu bezler kirlendiğinde naylona da bulaşmışsa, bulaşan yerleri silip ya da yıkayıp tekrar hemen kullanabilirsiniz. İçerisine yerleştirilen bezlerin de yüz çeşidi var artık ama siz kendiniz de evdeki imkanlarınızı kullanabilirsiniz. Ben 3 tane thirsties naylon dış, 6 tane pamuklu bez aldım, 3 tanesini de evdeki pamuklu bezlerden kendim yaptım.


Alıştırma Kilotları


Bir de alıştırma kilotları var. Aslında bezsiz bebek için ideal olanı bunlar ve fakat alıştırma kilotlarını küçük bebeklerle kullanmak çok pratik değil. Küçük bebekler çok sık tuvalete gittikleri için sürekli kilot giydirip çıkarmak çok zor oluyor. Bir de bebekler ilk 6 ay çok hızlı büyüdükleri için alıştırma kilotları pek ekonomik olmuyor. Yine de kullanmak isterseniz farklı alternatifler mevcut. 

Yün kilot: Hem nefes alması açısından hem de suyu emmesi açısından çok kullanışlı. Yün kilotlar diğer bezlere göre çok daha fazla emici. Yün kilodun bir başka bir özelliği de doğal olarak antibakteriyel olması. Ancak bacak kısmının tam uyması çok önemli çünkü bacaktan sızdırma yapabiliyor. Bunun için içerisine küçük bir parça kumaş ped koyabilirsiniz. Yün kilodun bir dezavantajı bakım istemesi. 2-3 haftada bir lanolinlemek gerekiyor ki emiciliği devam etsin. 



Pamuklu alıştırma kilotları: Bu kilotlar bildiğimiz kilotların içerisine ilave ped dikilmiş biçimleri. Genellikle dışı da pamuklu oluyor ama bu resimdekinin dış yüzeyi fleece. Çok yumuşak ve sırf pamuk olanlarına göre daha az sızdırma yapıyor. Ben bunu ve yün kilodu iki annenin kurduğu ECStore'dan almıştım. Çok çeşitleri var, bazılarını sizin istediğiniz renge ve boyuta göre dikip gönderiyorlar: http://theecstore.com


Ev yapımı kolay kumaş bez

Bu bezi bir çarşaftan büyükçe bir dikdörtgen parça keserek yapabilirsiniz.


Fotoğraflar ve öneri için Nansa'ya çok teşekkürler!

Bir başka model de aşağıdaki şekilde olabilir. Kumaş olarak ben Öykü'nün tavsiye ettiği OsoCozy'nin hint pamuğundan yapılmış prefold'ları kullandım ama büyük boy bir el havlusu da kullanılabilir. Kenarlarını tutturmak için de bez kopçası (diaper fastener) kullandım ama güvenlikli çengelli iğne ile de tutturabilirsiniz.



"Tuvalet iletişimi" ile ilgili bilgi almak ve deneyimlerimizi paylaşmak için katılmak isterseniz: Tuvalet İletişimi (0-18 ay) facebook grubu


----------------------------

Tuvalet İletişimi Kitabı artık tüm kitapçılarda ve online kitabevlerinde: 



February 22, 2013

Bezsiz Bebek Bezleri - I

"E hani bezsizdi, nereden çıktı bu bezler?" diye sormuştum ben de bezsiz bebek kitaplarını okurken. Teoride evet, bebekler bezsiz ve fakat pratikte her zaman işlemiyor bu durum. Bazen bebişler protesto ediyor tuvalete gitmeyi, bazen de anne-babalar ilgilerini başka bir şeye ya da kişiye (bizde bu kişi genellikle abla kişisi oluyor) vermek durumunda kalıyor, dolayısıyla da çişler kaçabiliyor.

Bebişlerin protestosu genellikle gelişimsel atak ya da diş çıkarma / hastalık dönemlerinde olabiliyor. Bu dönemlerde tuvalete götürüldüklerinde sırtlarını yay gibi gerip kendilerini arkaya atarak tuvalet grevine başlayabiliyorlar. Ve bu dönemlerde bozulan ne yazık ki sadece tuvalet ihtiyaçları olmuyor; emme, uyku gibi tüm temel ihtiyaçları sekteye uğrayabiliyor. Gelişimsel ataklar, zihinsel ya da bedensel olabiliyor. Zihinsel ataklar için Wonder Weeks kitabına bakmanızı öneririm. Kitaba erişiminiz yoksa şu chart'tan takip ederek neden bebeğim bir anda huysuzlandı, neden uyumuyor, yemiyor, tuvalete gitmiyor ve sürekli yapışık gezmek istiyor diyerek kafayı yemeyi engellemiş olursunuz.

Konumuza dönecek olursak, evet, bezsiz bebek için de bez gerekebiliyor. Tabii ki kumaş bez ideal olanı ama eğer isterseniz hazır bez de kullanabilirsiniz. Ve fakat hazır bez kullanmadan önce bu yazıyı okumaya devam etmenizi dilerim.


Neden Kumaş Bez? 

Kumaş bezin tuvalet iletişimi yöntemi için avantajı farkındalık yaratması. Çünkü bu yöntemde amaç, bebeğinizin kendi bedensel ihtiyaçlarının farkına varması ve sizinle iletişime geçmesi. Ve kumaş bez bu açıdan ciddi fark yaratıyor.

Sağlık: Hazır bezlerde kullanılan sodium polyacrylate maddesi ıslanınca jel şekline dönüşüyor. Ve yapılan araştırmalara göre, bu madde toksin üreten bakterilerin üremesi için uygun ortam hazırlıyor ve bebeğinizde pişik ya da daha farklı alerjik reaksiyonlara sebep olabiliyor. Ayrıca hazır bezlerde bulunan tributyl-tin (TBT) maddesi, toksik bir kimyasal olup insanlarda ve hayvanlarda hormon problemlerine yol açabiliyor.

Çevre: Hazır bez kullanıldığında durum çevre için de içler acısı. Hazır bezlerin doğadan kaybolması yüzyıllar sürüyor. Üstelik tuvalet iletişimi kurulmayan ailelerde her çişin ve kakanın beze gittiğini ve tuvalet eğitiminin tamamlanması için 2 yaşın beklendiğini düşünürsek toplamda ortalama 6000 bez doğaya atılıyor ki bu az bile, çünkü artık çoğu bebek 3 yaşına doğru tamamlıyor tuvalet eğitimini. 


(Fotoğraf için Arzu'ya teşekkürler!)

Masraf: Kumaş bezin başka bir avantajı da çok daha ekonomik olması. Hazır bez için bir bebeğin toplam 6000 bez kullanacağı düşünülürse 2 yıllık bez masrafı 3000 liraya yakın olacaktır. Kumaş bez için ortalama 500 liralık bir yatırım yeterlidir. Ve üstelik kumaş bez yıllarca kullanılabilir. Hatta bebeğinizle tuvalet iletişimi kuruyorsanız, çişler ve kakalar genellikle tuvalete gideceği için, bezler fazla yıpranmayacaktır. O bezlerle 3-5 çocuk daha büyütebilirsiniz rahatlıkla. Aynı evde olması şart değil tabii :) Kumaş bezlerinizi işiniz bitince ihtiyacı olanlara verebilir ya da sizin ihtiyacınız varsa satabilirsiniz. 

Peki o kirli bezleri yıkamak iğrenç değil mi?
Hayır hiç değil. Hazır bezlerle de zaman zaman kaza olup kıyafetlere bulaşabiliyor kakalar, dolayısıyla o kıyafetleri nasıl yıkıyorsanız, kumaş bezleri de o şekilde yıkayabilirsiniz. Eğer kaka daha katı kıvamdaysa, bir spatula yardımıyla tuvalete boşaltıp sonra musluğun alıtnda hafiçe çiteleyerek kakasını akıtabilirsiniz. Daha sonra da çamaşır makinesinde diğer bezlerle birlikte yıkabilirsiniz. Hatta ekstra makineyi çalıştırmaya bile gerek kalmaz muhtemelen çünkü zaten çocuklu bir evde en az iki günde bir çamaşır yıkamak gerekebilir. Ayrıca tuvalet ileşimi kuruyorsanız kakayı dert etmeye pek gerek yok, çünkü bebekler kakalarını tuvalete yapmakta oldukça başarılılar. Bir de eğer isterseniz dışarıdayken kullanılabilecek diaper liner denen bir ürün var. Bunlar bezin en üstüne yerleştiriliyor ve kakayla birlikte tuvalete atılabiliyor. Bu şekilde tuvalete attıktan sonra kirli bez çantanıza rahatlıkla koyabilirsiniz. 

Bir sonraki yazı: Farklı kumaş bez çeşitleri

"Tuvalet iletişimi" ile ilgili bilgi almak ve deneyimlerimizi paylaşmak için buyurun: Tuvalet İletişimi (0-18 ay) facebook grubu


Kaynaklar
EC Simplified: http://ecsimplified.com



----------------------------

Tuvalet İletişimi Kitabı artık tüm kitapçılarda ve online kitabevlerinde: 



February 21, 2013

Geç başlayanlar (5-18 ay) için tuvalet iletişimi

Tuvalet iletişimine geç başlamak diye bir şey yoktur aslında. Hiçbir zaman geç değildir, fakat belli aylardan sonra, belli zorluk dereceleri olabilir. Örneğin, 5 aylıktan sonra bebeğiniz hareketli moda geçeceği için sinyallerini gözlemlemek biraz daha zor olur. Aynı şekilde emekleme ve yürümeye başladıktan sonra da. Fakat onun dışında bebekler çok hızlı bir şekilde öğrenirler, yeni durumlara bizden çok daha rahat alışırlar. İlk haftalarda biraz daha fazla çaba göstermek gerekebilir ancak bir süre sonra her şey kolaylaşır. Hem bebeğiniz, hem siz alışırsınız.

11 aylık bebekler önemli bir zihinsel atak yaşadıkları için bu dönemde doğumdan itibaren tuvalet ihtiyacını 'söyleyen/haber veren' bebekler bile tuvalet iletişimine yüz çevirebilirler. Bu ataktan (50-55 hafta arası, ortalama 11-12,5 ay arası) sonra bebekler rutinleri anlamaya başlarlar. “Dışarı çıkıyoruz” dediğinizde ayakkabılarını ve montunu getirir, her akşam yemeğinden sonra banyo yaptırıyorsanız, sofradan iner inmez banyoya koşarlar. Eğer tuvalet iletişimine 11 aydan önce başladıysanız, tuvaleti geldiğinde tuvalete ya da lazımlığa giderler. Eğer 1 yaşına kadar tuvaletini hep bezine yaptıysa, tuvaleti geldiğinde bezine yapabileceğini ve annesinin-babasının bezini değiştirip yerine yenisini takacağını bilir. O yüzden bu dönemden sonra iletişime başlıyorsanız başlangıçta biraz daha zorlanabilirsiniz. Benim önerim, lazımlık yerine tuvalet adaptörü kullanmak olacaktır. Çünkü bebekler anne-babalarının yaptıkları şeyleri taklit eder ve onların yapmadıkları şeylere güvenmezler. O yüzden bu dönemden sonra başlayan bebeklerin lazımlıktan korkması ya da onu oyuncak olarak görmesi çok normaldir.

Bir tuvalet adaptörü edinip (hatta mümkünse tuvaletle aynı renkte bir adaptör daha iyi olur, çünkü bebekler her şeyi aynı anne-babaları gibi yapmak isterler), siz tuvalete gittiğinizde onu yanınızda götürerek başlayabilirsiniz. Neler yaptığınızı tek tek anlatıp göstererek onu da dahil edebilirsiniz. Size tuvalet kağıdı koparıp verebilir, sifonu çekebilir, ulaşabileceği bir yerde havlusu olursa o da sizinle birlikte ellerini yıkayıp havlusuna silebilir. Bu şekilde yeni tuvalet rutinini gösterip anlatırsanız konuyla ilgili iletişime geçmiş olursunuz. Bir süre sonra o da sizinle iletişime geçecektir. Ancak işin içerisinde iyice öğrendiği rutinin değişmesi/yeniden öğrenilmesi olduğu için biraz zaman alabilir. Bu arada kesinlikle zorlamamak, kızmamak gerekir. Bu süreci mümkün olduğunca pozitif bir deneyim olarak hatırlaması çok önemlidir. O yüzden başlangıçta kısa ziyaretler yaparak başlayabilirsiniz. Tuvalete çişini/kakasını yapması ilk etapta çok önemli değildir, zamanla alışıp tanıyıp güvendikçe yapacaktır.

Bu süreci aynı kendi kendine yemek yemeyi öğrenmesi gibi düşünebilirsiniz. Boşaltım ihtiyacı da beslenme gibi temel bir ihtiyaçtır. Çocuğunuzun lokmaları masadan eliyle tutup alamıyor diye onun el-göz koordinasyonunun gelişmesini beklemezsiniz ve doğduğu günden itibaren onu beslersiniz (benzer şekilde siz onu tuvalete tutarsınız). Kendi kendine oturup yiyeceklere uzanmaya başladığında, önüne yemekleri koyarsınız (benzer şekilde lazımlığa/tuvalete oturtursunuz), önceleri döker saçar ama bol pratikle kendi kendine yemeye başlar. Bazı günler iştahı yoktur, yemek yemek istemez (benzer şekilde lazımlığına/tuvalete oturmak) ama bazı günler siz sormadan "mama mama" diye eteklerinizde dolanır (benzer şekilde "kaka kaka" diye). Yemek yemek istemediği zaman zorla ağzına kaşık sokmazsınız, bilirsiniz ki bu bir dönemdir ve geçecektir. Ve gerçekten geçer… Bir gün bir bakarsınız ki o küçük insan, sofrada sizinle birlikte çatal-kaşık kullanarak yemek yiyordur. Tabii bu olana kadar üstünden-başından, evin her tarafından yemek parçaları (ya da çiş-kaka) temizlemek zorunda kaldığınız anlar çok olacaktır. Ama bunun için ne ona kızarsınız, ne de kendinize, çünkü bilirsiniz ki o daha bebektir ve bebekler yeni bir şey öğrenirken bunların olması çok normaldir. Tuvalet de işte aynen böyle, doğal bir gelişim sürecidir, o yüzden doğal olmak, rahat davranmak çok önemlidir. Diğer gelişim süreçlerinde olduğu gibi bol sabır, bol destek ve bebeğinize kendisini geliştirmesi için bol fırsat vermeniz gerekir.

* * * 

Geç başlayanlar (5-18 ay arası) için de erken başlayanlar için de ilk yapılacak şey bezsiz zaman geçirmek olmalıdır. Bezsiz zaman’ın nasıl yapılacağı ile ilgili ayrıntılı bilgiyi şu yazıda bulabilirsiniz.

Bu şekilde gözlem yaparken dikkat edilmesi gereken dört şey vardır:

1. Çiş yapmadan önce ne gibi sinyaller verdiğine dikkat etmek. Bir anda huysuzlanıyor mu, oyun oynarken sessizleşip duruyor mu, bir köşeye mi gidiyor, bacaklarını çapraz mı yapıyor, çiş dansına mı başlıyor ya da sadece burnunu mu kaşıyor? Her bebeğin sinyali kendisine özel olmakla birlikte bebeklerin verdiği farklı sinyaller için bkz.Tuvalet İletişimi Yöntemi

2. Çişini yaptığını farkettiğiniz anda, eğer bebeğiniz küçükse “çişşş” sesi çıkarmak, biraz daha büyükse çişini yaptığını söylemeniz önemli. Böylelikle bedensel ihtiyacının farkına varıp onun bir de ismi olduğunu öğrenecektir. "Aaa aylardır yapıyordum ama meğer bunun bir ismi varmış" derse şaşırmayın, moda terimle ifade etmek gerekirse 'farkındalık' geliştiriyordur :)

3. Bezsiz zaman geçirirken çişini yapmaya başladığında, “Dur! Çiş lazımlığa/tuvalete" diyerek onu lazımlığa götürebilirsiniz. Ve çişini yapmış olsa da götürüp lazımlığa/tuvalete oturtabilirsiniz. “Çişini yaptı zaten, bir daha yapmaz” diye düşünmeyin çünkü, genellikle idrar torbalarının tümünü boşaltmazlar, boşaltsalar bile, alıp tuvalete tutmak onlara çişin tuvalete yapılması gerektiği mesajını verir. Ve her seferinde tuvalete tuttuğunuzda ya da lazımlığa oturttuğunuzda, bir süre sonra kendisi gidip bu ihtiyacını tuvaletin ya da lazımlığın yanında karşılayacaktır.

4. Son olarak, bu gözlemi yapacağınız günlerde ve saatlerde başka hiçbir şey yapmayıp onun yanınızda olmanız çok önemli. Tüm dikkatinizi ona verin, bilgisayarınızı ve hatta telefonunuzu bile kapatın. Gözlem için önerilen süre bir hafta, günde 2 saattir. Ama bunaldığınızı hissediyorsanız, bırakın ve daha rahat olduğunuz başka bir zaman tekrar deneyin.


Bebeğiniz lazımlığa ya da tuvalet adaptörüne oturmayı reddediyorsa: 
  • Bazı bebekler tuvalete/lazımlığa oturmak konusunda direnç gösterebilir ki bu çok normaldir; bu durumda, yine de tuvaletin/lazımlığın yanına götürüp "çiş tuvalete/lazımlığa" denebilir. Hatta bezdeki kakalar birlikte tuvalete dökülüp "kakalar tuvalete" denilip birlikte sifon çekilebilir. Akşamdan sabaha öğrenmesini beklemeyin ama bir süre sonra aradaki ilişkiyi anlayacaktır. Yalnız bu noktada istikrarlı olmak çok önemlidir.
  • Bir süre sonra aradaki ilişkiyi anlayıp bezini hala bırakmak istemiyorsa, bir süre bezini açıp lazımlığın üzerine serebilir ve o şekilde oturmasını ya da onu da tercih etmiyorsa beziyle birlikte oturmasını teşvik edebilirsiniz. Eğer istemiyorsa, güvensizlik hissediyorsa yine de zorlamamak çok önemlidir.
  • Bu noktada bebeğinizin güvenini artırmak için farklı objeler dahil edebilirsiniz. Yalnızca lazımlığın yanında okuyacağınız kitaplar, lazımlığın yanına küçük bir sepet oyuncak ya da ilgisini çeken farklı malzemeler koyabilirsiniz. 
  • Lazımlığa oturma dansı/şarkısı da etkili olabilir. Birlikte bir dans uydurup lazımlığa doğru gidebilirsiniz. Örneğin: 1, 2, 3, çişş, koş koş, tuvalete koş, hop çok gittin, şimdi biraz geri gel, 1, 2, 3 ve otur, sonra çişşş gibi...
  • Belki lazımlık hoşuna gitmiyordur, sizin gibi yapmak istiyordur. Çünkü örneğin bazı bebekler, kendilerini güvenceye almak için anne-babalarının yediği şeyleri yemeyi daha çok tercih ederler (Baby Led Weaning kitabı). Eğer sizin tuvaletinizi kullanmayı tercih ediyorsa, tuvaletle aynı renk bir adaptör alabilirsiniz. Ya da lazımlığını kendisinin seçmesini sağlayabilirsiniz.
  • Yine güven kazanması için başka çocukları görmesi etkili olabilir. Bunun için daha büyük bir arkadaşını evinize davet edip lazımlığına oturmasını sağlayabilirsiniz ya da kütüphaneden kitaplar ödünç alabilirsiniz. Etrafınızda hiç çocuk ya da kütüphane yoksa, onun adaptörüne/lazımlığına siz oturup model olabilirsiniz.
  • Bir de daha büyük bebekler için, kontrolü onlara vermek çözüm getirebilir. Bebeğiniz her şeyi kendisi yapmak istediği bir dönemde ise sizin lazımlığa oturtma çabalarınıza ters tepki verebilir. Bunun için Bezsiz Bebek grubunda bir arkadaşımız şöyle bir çözüm bulmuştu: tuvaletin önüne birkaç basamaklı merdiven koyup, “hadi sen kendin çık yap” diyerek topu 15 aylık çocuğuna atmış. Çocuğu da gayet mutlu bir şekilde çıkıp oturmuş. Bu dönemde (ve aslında her dönemde) bebekler bir şeyi kendileri bsaşardıklarında çok büyük haz duyarlar. O yüzden bebeğinize kendisi başarması için fırsat vermeniz önemlidir.
  • Son olarak bebeğiniz eğer bir yerlere gizlenerek kakasını yapmaya başladıysa mahremiyet duygusu gelişmiş demektir. Eğer böyle bir dönemdeyse, bebeğinize lazımlık ya da tuvalet teklif ettiğiniz zaman sizin yanınızda tuvaletini yapmak istememesi normaldir. Bunun için bir bahaneyle yanından ayrılıp onu yalnız bırakabilirsiniz. Böylece çişini ve kakasını daha rahat yapacaktır.
Belki bunların hiçbirini uygulamak zorunda kalmadan, kolayca halledebilirsiniz (--ki BB'ye geç başlayan bazı bebeklerin, BB'ye doğumdan itibaren başlayan bazı bebeklerden çok daha önce iletişim kurduğu görülmemiş bir şey değil), belki de hiçbirisi sizin çocuğunuzda işe yaramaz. Ama ne olursa olsun, bunları denerken, bu işin iletişim boyutunu hiç unutmayın. Sabırlı olun, eğer sinirlerinizin bozulduğunu düşünüyorsanız bu aranızdaki ilişkiyi etkileyeceği için bir süre ara verin, karşılıklı olarak hazır olduğunuzda tekrar denersiniz. Bir de unutmayın, bu yöntem, 3 günde sihirli bir şekilde tuvalet eğitimi veren bir yöntem değil, bir anda öğrenilecek bir şey değil, çünkü işin içerisinde öğrenilen bir şeyin düzeltilmesi var ve bir yanlışı düzeltmek, sıfırdan öğrenmekten daha zor olabilir. O yüzden sabır çok önemli, karşılıklı iletişimi sağlam kurmak çok önemli. Sizin amacınız, ilk etapta, bu doğal ihtiyacının farkına varması, onunla açık bir şekilde konuşabilmeniz ve sonrasında size güvenerek bunun nasıl karşılayacağını yeniden öğrenmesi olmalıdır; kesinlikle 1 haftada tuvalet alışkanlığı kazansın olmamalıdır. Ve eğer, bu iletişim yönteminin sizi bunlattığını hissediyorsanız, zorlamayın. Bu bebeğinizle kurduğunuz yüzlerce iletişimden sadece bir tanesi. Sonuçta tüm bebekler belli bir yaşta tuvalet ihtiyaçlarını karşılamayı öğreniyorlar, önemli olan sizin onunla birlikte güvene dayalı, sağlıklı, mutlu bir ilişki kurmanızdır.

Deneyimlerinizi paylaşmak, diğer ebeveynlerin tecrübelerini okumak isterseniz, facebook grubumuza
katılabilirsiniz.

Tuvalet İletişimi (0-18 ay)

18 aydan büyük bebeklerle tuvalet iletişimi için bakınız: Baskıcı Olmayan Tuvalet İletişimi


Kaynaklar
Ingrid Bauer / Diaper Free: The Gentel Wisdom of Natural Infant Hygiene
Christine Gross Loh / The Diaper Free Baby: The Natural Toilet Training Alternative
Andrea Olson / ECSimplified: Infant Potty Training Made Easy http://ecsimplified.com/book/


----------------------------

Tuvalet İletişimi Kitabı artık tüm kitapçılarda ve online kitabevlerinde: 



February 20, 2013

Bezsiz Bebek / Tuvalet İletişimi Yöntemi

Geçen yazıda Bezsiz Bebek (BB) fizyolojisinden bahsetmiştim. Ingrid Bauer, kitapta bir de BB yöntemini uygulamak için 4 bileşik araçtan bahsediyor.

Yalnız bunlara geçmeden önce, Bezsiz Bebek (BB) yöntemi konusunda dikkat edilecek bazı noktalara değinmiş. İlk olarak, BB'nin geleneksel tuvalet eğitiminden farklı olduğunu anlamak gerekiyor. Yani bu yöntemle bebeklerimize tuvalet eğitimi vermiyoruz. Bu yalnızca bir iletişim yöntemi. Nasıl acıktığında emziriyor, uykusu geldiğinde yatırıyorsak, burada da tuvaleti geldiğinde yapmasına yardımcı olarak iletişim kuruyoruz. Tuvalet eğitimi yerine tuvalet iletişimi teriminin kullanılması tesadüf değil. Bebeğimizle iletişim kurup temel ihtiyaçlarından biri olan tuvalet ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz. Ve genel olarak bilinenin aksine, bebekler kendilerini kirletmekten hiç hoşlanmıyorlar ve doğuştan itibaren bize bunun sinyallerini veriyorlar. Yaptıktan sonra değil, öncesinde veriyorlar. Anlamak için bebeğinizi biraz gözlemlemeniz yetiyor. Bir de açık olmak gerekiyor, yani böyle bir ihtiyacı olduğunu bilerek hareket etmek.

Biz ilk bir ay hiçbir şey anlamamıştık. Böyle bir şeyin mümkün olduğunu, hatta binlerce yıldır yüzlerce farklı ülkede uygulandığını öğrendikten sonra, düşününce ilk kızımızın kulakları sağır eden meşhur akşam ağlamalarının bir nedeninin de bu olduğu sonucuna vardık. Okuduk ki beze bağlanan bebekler kendilerini kirletmeme refleksinden dolayı sabah rahatça kakalarını yapamıyorlar (insanların bağırsak ritmi genellikle sabahları aktif olmak üzere programlıymış) ve bağırsaklara geri gönderilen kakalar akşam saatlerinde karın ağrısına yol açıyormuş. 3 ay sonra geçmesinin nedeni de bebekler 3 aydan sonra kullanılmayan reflekslerini kaybediyorlar ve bilinçli öğrenmeye başlıyorlarmış. Yani kendilerini kirletmeme refleksi görmezden gelindiğinde kayboluyor ve bilinçli olarak bezlerine yapmayı öğreniyorlarmış. Ama hiçbir zaman geç değil diyor Bauer. Çünkü bebekler öğrenmeye her zaman açıklar. Yalnızca 2 yaş döneminde inatlaşma ve direnç başgösterdiği için bu yöntem daha çok 2 yaşından önceki bebeklere öneriliyor.

Bileydim mimiyi de tutardım mutlaka, hatta doğduğu gün başlardım. Ama sağolsun bez firmaları, buna bağlı diğer endüstriler, kullan-at'çı kapitalist sitem ve bunun anne-babaların üzerine yüklediği ekstra yük dolayısıyla bebeklerine yeteri kadar zaman ayıramayan 'modern' ebeveynlik sistemi... Bak yine sinirlendim!!!

Neyse, bu konuyla ilgili daha ayrıntılı okumak isterseniz, Ingrid Bauer gerçekten çok detaylı bir çalışma yapmış ve bebeklerin 2 yaşından sonra kaslarının geliştiğini ilk olarak ortaya atan çocuk doktoru ile Pampers bez firması arasındaki bağlantıyı açığa çıkarmış. Dırınım dırınım!!!

Konumuza dönecek olursak, BB yöntemi için birlikte kullanılacak 4 farklı araçtan bahsediyor Bauer.
  1. Zamanlama
  2. Bebeğinizin sinyalleri ve vücut dili
  3. Başla(t)ma işaretleri
  4. İçgüdüleriniz

1. Zamanlama
Zamanlama, her bebeğin günlük ritmine ve gününe göre değişiyor. Ama genel olarak bebekler, uyurken kendimizi kirletmememiz için salgılanan antidiüretik hormon (ADH) sayesinde uykularından kuru kalkıyorlar. Kalkar kalkmaz çişe götürmek iyi bir başlangıç olabilir. Hatta Ingrid Bauer, yarı zamanlı BB yöntemini kullananlar için sadece gece ve gündüz uykularında sonra çişe tutarak başlamalarını öneriyor.

Bir de bebekler araba koltuğunda veya slingdeyken de çişlerini yapmıyorlarmış. Araba koltuğundan aldığınızda ya da slingden çıkardığınızda da tuvalete götürmeyi deneyebilirsiniz.

Bunlar dışında, emdikten 10-15 dakika sonra çişe tutulabilir. Kaka için de, bir önceki yazıda bahsettiğim gastrokolik reflex sayesinde, harekete geçen bağırsakları gözlemlemeniz rahat oluyor. Genellikle sabah emmeleri arasında, memeyle boğuşmaya başladığı zaman tuvalete götürüyorum ve kakasını yapıyor bizimki.

2. Bebeğinizin sinyalleri ve vücut dili
Bebeklerin sinyalleri yaşa ve bebeğe göre değişiyormuş. Bu sinyalleri anlamanın en iyi yolu bebeğinizle birlikte bezsiz zaman geçirmek ve gözlem yapmak diyor okuduğum tüm kaynaklar. Bizim 3,5 ay civarında bir anda çok fazla çiş kazası olmaya başlamıştı. O dönemde erken bebeklik sinyalleri değişmiş ve hatta sinyal vermez olmuştu. Bazen böyle duraklamalar olabiliyormuş. Bebekler gelişimsel olarak evre atladıkları ya da hastalandıkları zaman sinyal vermeyi kesebiliyorlarmış. O dönem böyle bir dönemdi, pek çok şeyi aynı anda yapmaya çalışıyordu. Sonra bezsiz zaman geçirdik, birkaç gün, günde yarım saat ve gözlemledim ki artık çişini yapmadan önce huysuzlanmak yerine bir anda duruyor, dinginleşiyor ve ondan sonra yapıyor. Yani arada bir bu çıplak zaman geçirmek çok işe yarıyor. Bir de kazalardan da, gerek zamanlamasına dair, gerek sinyallerine ve vücut diline dair çok şey öğrenilebiliyor.

Halıların ya da yatağın kirlenmemesi için altına su geçirmeyen bir ped ya da birkaç kat havlu serebilirsiniz. Eğer bebeğiniz emekliyorsa, resimdeki gibi, çişini yaptığını kolayca gözlemleyebileceğiniz bir bez ya da havlu takabilirsiniz.


Olası sinyaller ve vücut dili:
  • Kıvranmak
  • Huysuzlanmak veya çok ses çıkarmaya başlamak
  • Yüzde gerginlik, kaşları kaldırmak, kaşları çatmak
  • Kendi içine konsantre olmuş gibi bir yüz ifadesi
  • Durgunlaşmak veya yaptığı aktiviteye ara vermek
  • Ajitasyon ya da bir anda çok hareketlenmek
  • Bir amacı varmış gibi bakmak veya size ulaşmaya çalışmak
  • Belli sesler çıkararak seslenmek
  • Gözleriyle, elleriyle ya da vücuduyla tuvaletin olduğu bölgeyi işaret etmek
  • Kıpırdanmak ya da uykudan uyanmak
  • Emerken huysuzlanmak ya da memeyle boğuşmak

Daha büyük bebekler için:
  • Anne-babaya doğru gitmek
  • Tuvaletin ya da lazımlığın olduğu yere doğru yuvarlanmak, emeklemek ya da yürümek
  • Çömelme pozisyonuna geçmek
  • Kucağınızdaysa üzerinize çiş yapmamak için sizden uzaklaşmaya çalışmak
  • Slingden ya da araba koltuğundan çıkmaya çalışmak
  • Yataktan, kanepeden ya da halıdan uzaklaşmaya çalışmak
  • Israrla seslenmek
  • Genital bölgeyi tutmak
  • Başla(t)ma sesini çıkarmak ya da işaret dili ile tuvalet işaretini yapmak  (bkz. madde 3)
  • Kollarınızda tuvalet pozisyonuna geçmek

Yine de bebeğinizin sinyallerini anlamanın en iyi yolu, çıplak ya da tuvaletini yaptığını rahatça gözlemleyebileceğiniz bir kıyafetle zaman geçirmek. Çünkü her bebeğin sinyali farklı oluyor.

4. Başla(t)ma İşaretleri
Tuvalet İletişimi yöntemine uzun vadeli bakmak gerekiyor. Amaç kesinlikle tüm çişleri ve kakaları yakalamak değil.  Bebeğinize tuvaletini yapması için bezinden farklı alternatifler olduğunu sunmak, onunla bedensel ihtiyaçları üzerinden iletişime geçmek. Ama bunu yaparken de kendinizi tüketmemek. Eğer bu konuda fazla hırslı davranırsanız ters tepebilir. Kazalar olacaktır, siz bebeğinizi daha iyi dinlediğinizde azalacaktır ama bu yöntemin bir güzelliği de yarı zamanlı, hatta arada bir bile uygulanabilmesi.

Olaya yaklaşırken uzun vadeli düşünün. Amaç, her dakika tuvalete götürüp tüm çişleri ve kakaları yakalayarak günü kurtarmak olmamalı. Bebeğinizin yeterli olgunluğa geldiğinde size bu ihtiyacını nasıl anlatmasını istiyorsunuz? İşte işaretler bu noktada önem kazanıyor.

İşaret bir ses olabilir. En yaygın kullanılan sesler: çiş için "pssss" ve "çişşşş", kaka için onun ıkınırken çıkardığı sesleri taklit etmek. Ama siz kendiniz istediğiniz bir ses hatta isterseniz bir kelime belirleyip kullanabilirsiniz. Ve her çişini yaptığını gördüğünüzde veya farkettiğinizde bu sesi çıkararak yaptığı eylemi bu sesle özdeşleştirmesini sağlayabilirsiniz. Ve Ingrid Bauer'in söylediğine göre bebekler kendileri bu sesleri çıkarabilmeye başladığında bu şekilde ihtiyaçları olduğunu anlatabiliyorlarmış.

Bir diğer işaret de bedensel olabilir. Bebekler konuşmadan önce öğretildiği zaman işaret dili ile iletişime geçebiliyorlarmış. 4 aylıktan itibaren başlandığında 6-7'lıkken bu işaretleri yapabiliyorlarmış. Biz uluslararası işaret dilinde kullanılan tuvalet işaretininin ülkemize uygun bir varyasyonunu yapmaya başladık (o işareti kullanmıyoruz çünkü nah işareti ile aynı, uzun vadede bize nah çeksin istemeyiz :P). Onun yerine elimizi yumruk yapıp sağa sola sallıyoruz. Tuvalete götürmeden önce ve tuvaletteyken bu işareti yapıyoruz.

Bir de şarkılar var. Yalnızca tuvaletteyken söylediğimiz iki şarkımız var. Bu da hem kendisini daha rahat gevşetmesini sağlıyor, hem de farklı bir ortamda tuvalete girmesi gerektiğinde rahatlatıyor ve yabancılık çekmesini önlüyor.


3. İçgüdüleriniz
Genellikle, altını kirlettiğini farkettikten sonra "ah biliyordum kakasını yapacağını" şeklinde oluyor bizde bu yöntem. İçgüdülerimizi dinlemeyi öğrenebilsek eminim her alanda daha iyi olacak iletişimimiz ama modern hayatın getirdiği bilgi fazlalığı, ve hatta bazen kirliliği, içimize bakmaya pek zaman bırakmıyor. Sadet: ben ettim siz etmeyin, kitap cümlelerinin içgüdülerinizin önüne geçmesine izin vermeyin :)

* * *

Bezsiz Bebek Facebook grubuna katılmak isterseniz aşağıdaki linkten gruba katıl seçeneğine tıklayınız: https://www.facebook.com/groups/tuvaletiletisimi/


----------------------------

Tuvalet İletişimi Kitabı artık tüm kitapçılarda ve online kitabevlerinde: 



February 17, 2013

Bezsiz Bebek Fizyolojisi

"Bebekler, diğer hayvanların yavruları gibi kendilerini kirletmeme içgüdüsüyle dünyaya geliyorlarmış. Ama bizim görmezden gelmemiz yüzünden, bir süre sonra çaresizce bezlerine yapmaya alışıyorlarmış."

Biz de Cino'yla 7 haftalık olduğundan beri tuvalet iletişimi kurmaya çalışıyoruz. İnişli çıkışlı bir yol. Bazen 1 haftada 7 bez ancak kullanıyoruz, bazen 1 günde 7 bez birden gidiyor. Sürekli değişen bir bebekle biz de öğrenmeye çalışıyoruz. Bunun için daha önce bahsettiğim bezsiz bebek kitabını okumuştum. Gelen yorumlar doğrultusunda bir de bu "tuvalet iletişimi" terimini ilk olarak ortaya atan Ingrid Bauer'in kitabını okudum. Ayrıntılı, iyi çalışılmış bir kitap. Bu konuyla ilgilenenlere mutlaka tavsiye ediyorum.

Hep merak ediyordum, bizim geleneksel tuvalet eğitimi almış büyük kızımız mimi nasıl oluyor da 15 saat boyunca çiş yapmadan durabiliyor, dışarı çıkarken sorduğum halde çişim yok deyip 10 dakika sonra bizi haldur huldur tuvalet aramaya mecbur ediyor diye. Sonunda aradığım cevabı bu kitapta buldum. Biraz biyoloji dersi gibi olacak ama merak edenler için aradığınız cevaplar burada.

Boşaltım sistemimizin fizyolojisi
İdrar torbamız yarıdan daha az olduğunda ilk kez çiş yapma ihtiyacı duyuyormuşuz. Ve bu noktada istemli olarak çişimizi yapabiliyormuşuz. İlk uyarı geldikten sonra, idrar torbamız 3 katı daha dolu olduğunda ancak acı verir bir noktaya geliyormuş ve yakında bir tuvalet bulamazsak ya da pelvis kaslarımız yeterince güçlü değilse koyverebiliyormuşuz. İşte geleneksel tuvalet eğitiminde kasları gelişmemiş dedikleri bu kaslarmış. Ama tuvalet iletişimde bu kas kontrolü tam tersi biçimde işliyor, kasları sıkmaya değil, gevşetmeye yönelik oluyormuş.

Çiş yapma ile ilgili iki kas varmış. Biri istemsiz olarak çalışıyor (internal urethral sphincter) ve idrarın idrar torbasından idrar yoluna akmasını sağlıyor, diğeri (external urethral sphincter) istemli olarak çalşıyor ve çişimizi yapmak istediğimizde isteğe bağlı olarak gevşetilebiliyormuş. 

Bebekler de başlangıçta istemli olarak bu kaslarını gevşetebiliyorlarmış. Bunun için belli bir ses (çişşş, psss, vs.) duymaları ya da belli bir pozisyona (squat) geçmeleri yeterli oluyormuş. Tuvalet iletişimi erken kurulan bebekler idrar torbaları tam olarak dolmadan önce istemli olarak kaslarını gevşetebiliyormuş. 

Ama geleneksel yolla tuvalet eğitimi alan bebeklerde bu istemli kas kontrolü kayboluyor, tuvalet eğitimi döneminde bu istemli kaslarını gevşetmek yerine sıkmaya odaklanıyor ve çiş yapma ihtiyacı acil duruma gelmeden bu kaslarını gevşetemiyorlarmış, gevşettiklerinde de koyverme şeklinde oluyormuş. İşte bizim geleneksel tuvalet eğitim almış büyük kızımız, başımıza bu yüzden işler açıyormuş. Ancak biraz daha büyüdükten sonra istemli olarak kaslarını gevşetmeyi öğreniyorlarmış.

Yavrucum var orada çiş, 15 saat boyunca tutana ödül vermiyorlar diyordum ama meğer yavrucak bu refleksini kaybettiği için farkedemiyormuş. Neyse artık biraz büyüdü ve tuvalete oturtunca gevşetebiliyor ilgili kaslarını.

Gece alt ıslatmanın geleneksel tuvalet eğitimi alan çocuklarda daha yaygın olması da yine bu yüzdenmiş. Beze bağlı bebekler, sphincter kaslarını kullanmadıkları için, bir süre sonra farkındalıklarını yitiriyorlar ve ilk uyarı geldiğinde farkedemiyorlarmış, bu yüzden de gündüz tuvaleti kullanabilseler bile, gece farkındalıkları gelişmediği için koyverebiliyorlarmış.

Kaka yapma ile ilgili reflex
Cino ile çiş kazalarımız bazen fazlaca olsa da, kakasını hemen her zaman yakalayabiliyoruz. Bu da sağolsun gastrocolic reflex sayesinde oluyormuş. Bu reflex, yemekten sonra bağırsaklarda yer açılması için bağırsakları harekete geçiriyor ve yemek yemeye başladıktan 5-10 dakika sonra karın ağrısı eşliğinde bizi tuvalete yolluyormuş. Bizim cino da genellikle sabahları, emmeye başladıktan 5-10 dakika sonra kakasını yapıyor. Memeyle boğuşmaya başladığı anda anlıyorum derdini ve hemen tuvalete götürüyorum. Squat pozisyonunda tutunca bir seferde epey bir iş çıkarıyor. Bu şekilde tuvalete tutulan bebeklerin kabızlık sorunu da pek olmuyormuş, tuvalete tutulan bebeklerde pişik zaten hiç olmuyor. Bir de işin güzel yanı, bu pozisyonda gazını da çok rahat çıkarabiliyor olması.

Bu reflexin çiş için olanı olup olmadığı henüz bilinmiyormuş ama bebekler çişlerini de genellikle emdikten 10-15 dakika sonra yapıyorlarmış.

Kitapta bu işin fizyolojisinin yanısıra, tuvalet iletişimi kurmak için 4 bileşik yöntemden bahsediyor. O da bir sonraki yazının konusu olsun deyip sizi yeni kurduğumuz Facebook grubuna davet edeyim. Deneyimli anneler, yolun başında olanlar, bu yöntemi öğrenmek isteyenler gelin hep birlikte bilgilerimizi aktaralım, deneyimlerimizi paylaşalım. Gruba üye olmak için aşağıdaki linkten "Gruba Katıl" seçeneğine tıklamanız yeterli. Görüşmek dileğiyle...

https://www.facebook.com/groups/tuvaletiletisimi/


----------------------------

Tuvalet İletişimi Kitabı artık tüm kitapçılarda ve online kitabevlerinde: 



February 12, 2013

Çocuğunuza oyuncaklarını nasıl toplatırsınız?

Aslında çocukların her alanda özgür olmaları gerektiğini düşünüyorum. Dağıtma özgürlüğü de bunlardan biri olmalı. Legolarla oynarken ve her bir parça odanın her bir metrekaresine yayılmışken bir anda kalkıp kostüm sepetini devirip cadı kostümünü bulup giyiyorsa ne cadılığındandır ne de sizi gıcık etmeye çalışıyordur. Siz gıcık olabilirsiniz o ayrı :P Ama hayalgücü çocuğu alıp oraya götürdüyse onun suçu değil gerçekten. Bırakın dağıtsın, eşya değil mi, nasıl olsa bir gün toplanır.

Ve hiç merak etmeyin, o günün gelmesi fazla uzun sürmüyor. Ev bazen, aslında çoğunlukla, öyle bir dağılıyor ki insanın ve dahi çocuğun o dağınıklıkta oyun bile oynayası gelmiyor ve böyle bir durumda çocuğunuz sizden iPad dilenirken, siz de ona şart koşarak, önce oyuncaklarını toplamasını dilenebilirsiniz. Bu bir yöntem, nadir de olsa işe yaradığı olur.

Bir başka yöntem de, iki çocuğunuz varsa ve büyük olan okula gidiyor, siz küçükle evde kalıyorsanız, büyük okuldayken küçük uyanınca beraberce toplamak olabilir ki biz çoğunlukla böyle yapıyoruz. Bir müzik açıp ufaklığı yere koyuyorum, önüne, sağına, soluna birkaç tane de oyuncak, hem o ileri-geri, sağa-sola hareket etmiş oluyor, hem de abla evde yokken onun oyuncaklarının tadına bakma fırsatı buluyor ve bu durumdan son derece hoşnut oluyor; öyle ki ağzının salyaları akıyor :P Sonra abla gelmeden yapılması gereken bir iş daha çıkıyor ama olsun, [oyalandığı süre] - [salya temizleme süresi] > 0 oluyor. Yani, her halükarda size daha çok zaman kalıyor.


Hazine Avı
Bir diğer yöntem de oyun oynarken, oyunun içine toplama işini yedirmek. Bunun için en uygun oyun Hazine Avı. Üstelik öncesinde bir de yaratıcı çalışma yaparak birlikte güzel vakit geçirme imkanı bile bulabilirsiniz. Bunun için ihtiyacınız olan şeyler son derece basit.

- 4 tane tuvalet kağıdı rulosu
- Suluboya
- Yapıştırıcı
- Kağıt
- İp

Tuvalet kağıdı rulolarını suluboya ile boyayıp şekildeki gibi ortasına kağıt koyarak yapıştırıp iplerini geçirerek birer dürbün yapabilirsiniz. Sonra da elinize birer çanta alarak, dürbünlerinizle evin orasına burasına dağılmış 'hazineleri' (yani oyuncakları) bulup birlikte çocuğunuzun odasına getirebilirsiniz.

Başka bir varyasyonda, çocuğunuz kendi hazinelerini toplarken siz de kendi hazinelerinizi (dağılmış kitaplar, çoraplar, bezler, vs.) toplayıp yerlerine koyabilirsiniz. Böylelikle eğlenirken toplatan bir oyun oynamış, evin içerisinde 'hazine' bulmak için oradan oraya koşarken hareket etmiş olursunuz.

Eveeet, bir, belki aradan bir süre geçtikten sonra bir defa daha yapılabilecek bir aktiviteyle 2 günümüz kurtulmuş oldu. Bu çocukların 5 yaşında kendi kıçlarını toplayabileceğini varsayarak, geriye kaldı sadece 363 gün diyorum :P Kalan günler için sizden öneriler bekliyorum sayın okuyucular. Haydi şimdi pamuk eller klavyeye lütfen :)

February 10, 2013

Adalet vs. Hakkaniyet

Çocuk gelişimi ile ilgili kaynaklarda, 4 yaş döneminin en çok soru sorulan dönem olduğu söyleniyor. Bizim mimi de şu aralar her şeyin anlamını soruyor. Önceden kullandığı tüm kelimeler sanki ona yabancı.
- Güneş batıyor ne demek?
- Aşk ne demek?
- "I don't care" (umrumda değil) ne demek?
- Nevermind (boşver) ne demek?
- Disaster (felaket) ne demek? (ah mimi, gene neler yaptın okulda!)
Dilimizden geldiğince anlatmaya çalışıyoruz. Bazen güneşin batışını anlatırken yaptığımız gibi basit model olabilecek şeyleri elimize alıp gösteriyoruz (bu örnekte bir elma ve bir fener işe yaradı mesela), bazen de hadi bunu birlikte araştıralım deyip google'ın kapısını çalıyoruz (felaketleri oradan anlattık).

Ama bazen öyle sorular soruyor ki, ne model ne de google işe yarıyor. O zaman da örneklerle açıklamaya çalışıyoruz. Ya da anlatamayıp yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz :P
- Anne, adil ne demek?
- Eşitlik demek. Herkese eşit davranmak demek. Örneğin, 4 tane çikolatamız var, 3 tane sana versem, 1 tane Allison'a versem adil olur mu?
- Olmaz.
- İkinize de ikişer tane versem?
- Olur.
- Ama eşitlik tek başına adaleti açıklamıyor aslında. Bir de hakkaniyet ilkesi var. Örneğin birisi bize hediye getirecek, adil olmak için ikimize de bebek alsa olur mu?
- Olmaz. Sen bebeklerle oynayamazsın.
- Peki bana ne getirebilir sence?
- Yazılı kitap alabilir mesela. (sırf yazı olan kitaplardan bahsediyor)
- Peki diyelim ki 5 tane çikolata var, 4 tanesini sana versem, 1 tanesini kardeşine versem adil olur mu?
- Olmaz.
- Ama kardeşin küçük olduğu için midesi de senden daha küçük dolayısıyla daha az yemesi normal. Hakkaniyetli bir durum yani.
- Evet ben 4 tane yiyebilirim.
- Peki diyelim ki ikiniz de büyüdünüz ve mideleriniz eşit boyuta geldi. Sen yeni yemek yemişsin ve karnın tok. Kardeşinin de karnı çok aç, o zaman ona 4 tane versem sana 1 tane versem hakkaniyetli bir durum olur mu?
- Ben çok acıktım amaaa, ııııh, açım ben, çok açımmm.
- Hımm, anlıyorum.
Evet, böylece yüzüme gözüme bulaştırdım örneği. Çikolata olmadı, hele kardeşle paylaşım hiç olmadı. Neyse bu da bana iyi bir ders oldu!

Ama adalet, hakkaniyet, ... derin konular. 4 yaşında bir çocuğa nasıl anlatılır? Bazen ben bile anlamıyorum. Hele ülkemizdeki yargı aritmetiğini anlamak imkansız. Pınar Selek'in başına gelenler mesela. Üç beraat nasıl bir müebbetle sonuçlandı, anlamıyorum, hala anlayamıyorum! Umarım Pınar Selek'in dönebileceği bir ülke yaratabiliriz de, 30 yıl sonra hala aynı soruyu sormak zorunda kalmaz bu minnaklar.
Duyduk duymadık demeyin. Dört işlem öğrenen yavruları tez elden yargı aritmetiği ile bir araya getirin, sonra günün birinde “Böyle şey olur mu?” diye şaşırıp donakalmasınlar. Üç beraatin bir müebbete eşleşebileceğini, beş ayrı hakimden çıkan kesin beraat kararının yeni hiçbir yargılama yokken, ek tek bir delil sunulmamışken, oracıkta durduğu yerde, iki hakim üzerinden ağırlaştırılmış müebbet cezasına evrilebileceğini belletin... 
Karin Karakaşlı