Showing posts with label müzik. Show all posts
Showing posts with label müzik. Show all posts
March 9, 2012
January 20, 2011
Çocuğunuza İngilizce Öğretirken
Çikolatalı Pasta'dan Senem, harika bir seri oluşturdu. Tekdillilik tedavi edilebilir bir hastalıktır diye başladı; ikinci bir dil (İngilizce şart değil elbette, Kürtçe, Zazaca, Rumca, Ermenice, Arapça, Çerkezce, Lazca, Gürcüce ya da hakim olduğunuz herhangi bir başka dil) öğrenmenin yararlarını saydı döktü, ve uzmanlık alanı İngilizce olduğu için bu konuda tavsiye ettiği kitaplar, şarkılar, oyunlar, filmlerden oluşan çok güzel bir kaynak oluşturdu; bkz. İngilizce öğretirken konu başlığı.
Biz de onların tavsiyesiyle tanıştığımız Brown Bear kitabımızı sürekli okuyor, hatta yapıyor ve söylüyor, Pinokyo sarkımızda da dans ediyoruz nicedir :)
Bu şarkı da Senem'in bugünki yazısında bahsettiği Barefoot Books serisinden bir başka kitabın şarkısı; bu sabah YavruSu bıktırana kadar dinletti de paylaşayım dedim ben de. Bu arada en çok sevdiği sahne de tahmin edin ne oldu? Kepçeee! "Bi daa, bi daa! Kepçe beni de yesinnn" diye aynı sahneyi onlarca defa izlettirdi :) O kadar kıyamet koparmaya gerek yokmuş yani, bütün çocuklar seviyormuş :))
*Link için bir kez daha teşekkürler ycurl! Umarım senin güzel düşüncelerin bir gün gerçek olur ve biz de böyle güzel videoklipler ve kitaplar yapabiliriz :)
Biz de onların tavsiyesiyle tanıştığımız Brown Bear kitabımızı sürekli okuyor, hatta yapıyor ve söylüyor, Pinokyo sarkımızda da dans ediyoruz nicedir :)
Bu şarkı da Senem'in bugünki yazısında bahsettiği Barefoot Books serisinden bir başka kitabın şarkısı; bu sabah YavruSu bıktırana kadar dinletti de paylaşayım dedim ben de. Bu arada en çok sevdiği sahne de tahmin edin ne oldu? Kepçeee! "Bi daa, bi daa! Kepçe beni de yesinnn" diye aynı sahneyi onlarca defa izlettirdi :) O kadar kıyamet koparmaya gerek yokmuş yani, bütün çocuklar seviyormuş :))
*Link için bir kez daha teşekkürler ycurl! Umarım senin güzel düşüncelerin bir gün gerçek olur ve biz de böyle güzel videoklipler ve kitaplar yapabiliriz :)
October 10, 2010
Ninni
YavruSu için bir masal/ninni yazmıştım ya, artık onun bir klibi oldu :) Nasıl mı? Olmadık İşler Peşinde sayesinde :) Siz bu güzel insanı kutukafalarıyla, mizah gücüyle, samimiyetiyle, insanlığıyla, çok güzel iki insanın annesi olması dolayısıyla tanıyorsunuz. Ama onda daha neler var neler. Olmadık İşler Peşinde olduğundan kendisi, kalktı resimledi ninnimizi. Kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır, hastalık demedi, yorgunluk demedi, onca işin arasında oturdu vakit ayırdı ve çizdi. Sağolasın oyip, iyi ki varsın!
Not: Resimlerin güzelliğini görebilmek için videoyu tam ekran izlemenizi tavsiye ederim.
December 15, 2009
Alkış ve Yuha
Geçen hafta çikolatalı pastaya söylediğimden beri dinlediğimiz müziklerle ilgili yazmayı istiyorum ama kafamda bin tane şey dolaştığından mıdır, finallerim biraz düzlüğe çıkıp da rahatladığımdan mıdır, yoksa Türkiye'nin yaşadığı antidemokratik olaylar silsilesi bitmek bilmediğinden midir bilemiyorum, bir türlü içimden yazmak gelmiyordu --ta ki ders çalışmak için okula gelip saatlerce orda burda gezindikten sonra (sanal olarak :), Perşembeye teslim etmem gereken paperım için giderek azalan vaktimin farkına varan beynimin yazma konusunda harekete geçmeye karar vermesine kadar. Nedense söz konusu paper olunca, yazma kapasitem zamanla ters orantılı olarak çalışıyor :) Tabii bu bloga da bir şekilde yansıyor (sanırım hala 2 günüm olduğu için daha cok bloga yansıyor).
Herneyse, ben aslında diyecektim ki, yan tarafa bir YouTube gadget'i ekledim ve dedim ki ara ara paylasayım dinlediklerimizi, çünkü şimdi yazmaya kalksam çok uzun sürecek, araya gitmesin, yavaş yavaş paylaşalım. Sabırsızlar için şunu söyleyeyim: bu aralar şöyle bir site vasıtasıyla 3 tane yeni müzik keşfettik, sürekli onları dinleyip duruyoruz, YavruSu en çok "1-2-3-4" ile Ray Charles'in alfabe şarkısını seviyor, şarkının girişini duyar duymaz a-b-c-d diyor, diğerinde de Feist'le beraber işaret parmağını kaldırıp tavukları sayıyor :)))
Bu haftanın şarkısını da ilk kez bugün dinlettim; hemen alkışlayıp oynamaya başladı; gerçi şu ara ne duysa alkışlıyor. Bu da, ülkede yaşananları düşününce aklıma Can Yücel'in şu şiirini getiriyor:
Alkış ve Yuha
her alkışa bir yuha
17 aylık oldu ali bey ve benim torun
rüzgarı alkışlıyor
tutulan bir gümüş balığını alkışlıyor
önüne konan karpuzu alkışlıyor
kendi sesini alkışlıyor
dileğim o ki:
büyüdüğünde de çevresinde er geç dönecek boklukları da
aynı heyecanla yuhalasın yeri göğü inletircesine..
Can Yücel
Not: Şiiri Can Yücel'in sesinden dinlemek isterseniz...
Not: Şiiri Can Yücel'in sesinden dinlemek isterseniz...
October 14, 2009
Müzik ve dans: sebeb-i varlığım!
Hamileyken YavruSu'ya yazdıklarımdan :
Evet, Erkan Oğur ve daha nicelerini dinledik seninle :) En çok da Astrud Gilberto, Marta Gomez, Gitarissima, Ricardo Moyano, Kardeş Türküler, Sema, Reşat Aysu, Anouar Brahem, Bach, Mozart, Astor Piazzolla (özellikle Eight Seasons), Ben Harper ve daha niceleri... Sen bir çık, daha neler dinleyeceğiz neler :)
"Birtanem, canım bebeğim, sen geleceksin diye öyle heyecanlanıyoruz ki burda... Hareketlerini hissetmek muhteşem bir duygu --tabii idrar torbamın üzerinde stretching yapmadığın zamanlarda :)
18 haftalıkken ilk kez hissettim seni. Narin dokunuşlar giderek vuruşlara dönüştü, ve vuruşlar dansa... YavruSu'nun su dansına..."
Subscribe to:
Posts (Atom)
